top of page

Obezite Cerrahisine Psikolojik Hazırlık

Obezite cerrahisine psikolojik hazırlığı eklemenin ameliyat sonrası erken döneme ve uzun döneme faydaları nelerdir? Zihnen hazırlıklı olmak nasıl gerçekleşir?


Laurent Folco

Obezite, dünya genelinde görülme sıklığı artan ve beraberinde yüksek tansiyon, tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıkları gibi yandaş hastalıkları beraberinde getiren bir sağlık problemidir. Ayrıca yapılan araştırmalar göstermiş ki obez olan birinin yaşam süresi yine aynı yaşta normal kiloda olan birinin yaşam süresine göre daha kısadır. Türkiye’de de obezite oranı gittikçe artmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2012 verilerine göre 15 yaş ve üstü nüfusta obezitenin görülme oranı % 17,2 iken 2019 bu oran %21,1 olmuştur.

Obeziteden muzdarip olan kişiler bu durumu çözüme kavuşturabilmek adına birden fazla diyet denemenin yanı sıra; zayıflama kamplarını, ilaç ve hapları, akapunkturu, aşırı spor yapmayı da denemiştir. Denenen bu yollar bir süreliğine tatminkar sonuçlar sağlasa da çoğunlukla “yo-yo” sendromu ile verilen kiloların daha fazlasının geri alınması elde edilen başarıyı baltalamıştır. Günümüzde ise obezite ve morbid obezitenin tedavisi için, sağlıklı kiloya ulaşmak adına obezite cerrahisi tercih edilen bir yöntemdir.

Obezite cerrahisi öncesinde kişi detaylı check- up sürecinden geçmelidir. Buna ameliyata fizyolojik açıdan hazırlanmak denilebilir. Bu hazırlığa zihinsel hazırlık da gerekmektedir. Ameliyat öncesi diyetisyen ve psikolog görüşmesi zihinsel hazırlık sürecinin parçalarıdır. Ameliyatı düşünen kişi ameliyat öncesi ve sonrasına dair bazı izlenimlere ve kaygılara sahip olabilir. Bunların netleştirilmesi, yanlış bilinenlerin düzeltilmesi konforlu bir cerrahi süreci için önemlidir. Örneğin cerrahi adayının ameliyatı “kolaya kaçmak” ya da “başarısızlık” nedeniyle seçilen bir yöntem olarak görmesi ameliyat sonrası iş birliğini, sürecin nasıl yönetileceğini şekillendirmektedir.

Ameliyat olmuş ve sonrasında "ameliyat olmayı tekrar düşünürdüm" deyip pişmanlık yaşayanların neden pişman olduğunu araştıran bir araştırma, ameliyat öncesi fiziksel ve zihinsel açıdan ameliyata iyi hazırlanmamış olmayı pişmanlığı açıklayan faktörlerden biri olarak ortaya koyar. Ameliyat öncesi psikolojik değerlendirmede hem kişinin cerrahi yönteme aday olup olmadığını değerlendirilir hem de obezite cerrahisini seçen kişi ameliyat sonrası süreçlerle ilgili bilgilendirilir. Bu görüşme psikoterapi değildir. Psikoloğun cerrahi adayını tanıdığı; cerrahi adayının da ameliyat öncesi ve sonrası süreçlerle ilgili bilgilendiği bir görüşmedir. Obezite cerrahisi adayının yaşam öyküsü, psikiyatrik ve/veya psikolojik destek öyküsü, kilo alma-verme süreçleri, anormal yeme davranışları, geçmişteki kilo verme çabaları ve bu çabalarda hangi noktada kırılma yaşandığı ve ameliyattan beklentiler alınan bilgiler arasındadır.

Obezite cerrahisi adayı, ameliyat sonrası hastanede başlayan süreçten itibaren uzun vadede neler olacağına adım adım bilgilendirilir ve kendisinin üzerine düşenler noktalardan bahsedilir. Çünkü belli bir ölçüde hasta için belirsiz olan şeyler belli kılınmalıdır. Burada en çok vurgulanması gereken nokta; obezite cerrahisinin sadece bir kilo verme yöntemi olarak görülmeyip, yaşamın her alanının iyileştirilmeye çalışıldığı, “hayatı yeniden ele alma” ameliyatı olarak görülmesidir. Çünkü obezite cerrahisi sonrası kilo verememek gibi bir şey söz konusu değildir. Asıl mesele cerrahi yöntemin gücü ile duygusal ve davranışsal değişikliği sağlamaktır.

Obezite cerrahisi sonrası yaşam artık yemek yemenin eskisi gibi tat vermediği, zorlu, bambaşka yaşanması gereken bir süreç değildir. Eğer ki kişi cerrahi yöntemi özellikle kendi isteği ile seçiyorsa, ameliyat öncesine ve sonrasına dair iyi bilgilendirildiyse onu konforlu, sağlıklı, tekrar geri kilo almaması adına sağlam temeller attığı bir yaşam bekliyordur.

48 görüntüleme

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page